Yaptığı yanına kâr kalmak deyimi
Kendisinden öç alınmamak, yaptığı kötülük sert karşılık görmemek, cezasız kalmak.
"Adamın yaptığı yanına kâr kaldı, nasıl adalet bu?"
"Onu şikayet etmezsem, bütün yaptığı yanına kâr kalacak."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Kendisinden öç alınmamak, yaptığı kötülük sert karşılık görmemek, cezasız kalmak.
"Adamın yaptığı yanına kâr kaldı, nasıl adalet bu?"
"Onu şikayet etmezsem, bütün yaptığı yanına kâr kalacak."
deyimlerimiz.com
Artık olacağını, gerçekleşeceğini beklememek.
"Öğretmen adaylarının umutları tükenmeden atamalar yapılmalı."
"Yolda kaldık, umutlarımız tükenmek üzereydi, son anda siz geldiniz."
deyimlerimiz.com
Güçsüz, eksik ve yanlış bir tutum ve davranışı yüzünden zor durumda bırakmak.
"Bu kez zayıf damarından yakalandı, kurtulması çok zor."
"Seni zayıf damarından yakalamaya çalışıyorlar, dikkatli ol."
"Zayıf damarından yakalamış ki sesi çıkmıyor."
deyimlerimiz.com
Çok utanmak, kimsenin yüzüne bakamayıp sanki saklanacak yer aramak.
"Soruyu çözemediği için, utancından yerin dibine geçti."
"Böyle bir durum karşısında, insan utancından yerin dibine geçer."
"Suçlu olduğu ortaya çıkınca, utancından yerin dibine geçti."
deyimlerimiz.com
Öğrenime son vermek.
"Maddi durumum nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda kaldım."
"Bu yaşta okuldan ayrılmanı doğru bulmuyorum."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com