Limonküfü / limon küfü deyimi
1. Yeşile çalan mavi renk.
"Bu duvarı da limonküfü boyayalım."
2. Bu renkte olan.
"Limonküfü bir tişört aldım."
Doğrusu limonküfü şeklindedir, deyim değil isimdir.
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
1. Yeşile çalan mavi renk.
"Bu duvarı da limonküfü boyayalım."
2. Bu renkte olan.
"Limonküfü bir tişört aldım."
Doğrusu limonküfü şeklindedir, deyim değil isimdir.
deyimlerimiz.com
Konuşulan konu ile ilgili olmayan bir söz söylendiğinde, sözün saçmalığını, anlamsızlığını belirtmek için kullanılır.
"Söz ola beri gele, konuşmuş yine bizim pişmiş kelle."
"Yarım yamalak tahsili olan bir kişi kullandığı kelime Türkçe mi, Arapça mı, Farsça mı nereden bilsin. Saf ola beri gele konuşuyor."
"Zannettiler ki söz ola beri gele. Bunlar Türk'ü bilmiyorlar, Türk milletini bilmiyorlar."
deyimlerimiz.com
Cinsel ilişkide bulunmamış (dişi), bakire, kızoğlankız, erden olmak.
deyimlerimiz.com
1. Bir kimseye hizmet veya kulluk etmek.
"Aralıksız dokuz yıl o konağın uşaklığını yaptım."
"Dileyin bir ömür sizin uşaklığınızı yapayım efendim."
2. Kendi çıkarı için yasal veya ahlaki olmasa bile başkasının her dediğini yapmak zorunda olmak.
"Para babalarının uşaklığını yapmaktan vazgeçmiyorlar."
"Biz kimin uşaklığını yaptığını iyi biliyoruz."
"O adamın uşaklığını yapmayı bırak, başın büyük belaya girecek."
deyimlerimiz.com
Aşırı ölçüde iyimser olmak, üzücü durumları iyimserlikle karşılamak.
"Dünyayı tozpembe görüyorsun, ama öyle değil."
"Hayatı hep tozpembe görmeye devam edersen çok çekersin."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com