Maksadı üzüm yemek değil bekçi dövmek deyimi
Asıl yapılması gereken işlerle uğraşmıyor da gereksiz işlerle zaman geçiriyor, anlamında söylenir.
"Sürekli söylüyorum, onun maksadı üzüm yemek değil bekçi dövmek."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Asıl yapılması gereken işlerle uğraşmıyor da gereksiz işlerle zaman geçiriyor, anlamında söylenir.
"Sürekli söylüyorum, onun maksadı üzüm yemek değil bekçi dövmek."
deyimlerimiz.com
1. Unutmamak.
"O günleri dün gibi anlatıyor, hatırından çıkmıyor ki."
2. Sevdiği, saydığı birinin isteğini reddetmeyip gönlünü kırmaktan çekinmek.
"Babamın hatırından çıkmamak için yarın da gelirim."
deyimlerimiz.com
Bir iş veya bir görev için birini aday olarak belirlemek, namzet göstermek.
"Sınıf başkanı olarak erkekler Mert'i, kızlar Elif'i aday gösterdi."
"Partisi eski başkanı bu seçimlerde aday göstermeyecek."
deyimlerimiz.com
Çevresindekilerle iletişim kurmadan ilgisiz ve donuk kalmak.
"Bir kenarda don yağının tortusu gibi kaldım."
"Don yağının tortusu gibi kaldın, bir problem mi var?"
deyimlerimiz.com
Çok titremek.
"Şemsiyen yok mu? Şafii köpeği gibi titriyorsun."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com