Bütün dikkatini vermek deyimi
Tüm dikkatini bir şey üzerinde toplamak.
"Öğretmen ders anlatırken bütün dikkatini vermeye çalış."
"İş yaparken bütün dikkatini işine ver."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Tüm dikkatini bir şey üzerinde toplamak.
"Öğretmen ders anlatırken bütün dikkatini vermeye çalış."
"İş yaparken bütün dikkatini işine ver."
deyimlerimiz.com
Boş boş konuşmaya başlamak.
"Hasan, yine zevzekliği ele almışsın."
deyimlerimiz.com
Duygularının etkisinde kalmak, hisleriyle hareket etmek.
"Yüreğinin sesini dinle, ona göre bir karar ver."
"Mantıklı kararlar vermek zorundasın, sadece yüreğinin sesini dinlemekle olmuyor."
"Başkalarının gürültüsü, yüreğinin sesini dinlemeye engel olmasın."
"Sana söylenilenleri yapmadan önce yüreğinin sesini dinlemeyi unutma."
deyimlerimiz.com
Her işi bırakıp uzun süre dostça, arkadaşça konuşarak hoşça vakit geçirmek.
"Muhabbete dalmışız, saatin nasıl geçtiğini anlamadık."
"Seni aramayı unuttum, biraz muhabbete dalmışız."
deyimlerimiz.com
Her şeyi yıkıp yerle bir etmek.
"Belediye araçları gecekonduları yerle bir ettiler, taş taş üstünde koymadılar."
"Büyük deprem, taş taş üstünde koymamıştı."
"Yaşanan savaş, taş taş üstünde koymamış, tüm şehir enkaz halindeydi."
"Kardeşime bir şey olursa, bu mahallede taş taş üstünde koymam.”
"Taş taş üstünde koymamaya yemin etmiş, hemen yola çıkmıştı."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com