Yeni Eklenen Deyimler
1. Soğukkanlılığını yitirip davranışlarını denetleyememek, ipin ucunu kaçırmak.
"Sunuculuğunu yaptığı programda, abliyi bırakmak üzereydi."
"Biraz daha dikkatli olmalıyız, yoksa abliyi bırakacağız."
2. Şaşırıp ne yapacağını bilememek.
"Annem, her misafir geldiğinde abliyi bırakan biridir."
"Yarışmacı çocuk abliyi bırakınca, komik duruma düştü."
Abli: Gemicilikte, yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.
deyimlerimiz.com
Yetenekli, işe yarar kimse bulunmadığı ya da az bulunduğu yerde ve zamanda.
"Bu adam yokluğunda bir de işçi çıkarıyorsun."
"Adam yokluğunda ara ara iki uzman bulamadık."
deyimlerimiz.com
Çok değerli olmak.
"Benim yavrum ağırlığınca altına değer, ama yine de kıyamam."
"Ağırlığınca altına değecek bir tarihi eser bulmuş."
deyimlerimiz.com
Günü bitirmek.
"Bir ayakkabı alacağız diye akşamı ettik."
deyimlerimiz.com
İyi ilişkileri, dostlukları, arkadaşlık bağları kopmak; birbirlerine dargın hâle gelmek.
"Şu iki çiftin araları nasıl bozuldu, hala anlayamadım."
"Çocuklar yüzünden Nebahat ile Fatma'nın araları bozulmuş."
"Miras yüzünden iki kardeşin araları bozulmuş."
"İki arkadaşın araları bozulunca, aracılık yapıp barıştırdık."
deyimlerimiz.com
Yeni Eklenen Atasözleri
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com
Türkçe Deyimler Hakkında Bilgiler
Deyimin Ansiklopedik Anlamı
Çoğunlukla birden çok sözcükten oluşan ve sözcüklerin temel anlamları dışında, yeni, benzetmeli bir anlamı yansıtmak üzere kullanılan öge. Deyimler ya da deyim niteliği taşıyan örneklerdeki sözcükler ayrı yazılır: danışıklı dövüş, elden ayaktan düşmek, dokuz doğurmak, ağzı var dili yok, eli uzun, kulağı delik, pişmiş aşa su katmak, püf noktası, yağmurdan kaçarken doluya tutulmak.....
devamını oku
Deyimler ve Atasözlerinin Farklı Yönleri
Deyimler ve Atasözlerinin Farklı Yönleri - Deyimlerin amacı bir durumu ya da kavramı özel bir kalıp içinde ilgi çekici biçimde bildirmektir. -Deyimlerin mecazlı anlamı vardır.- Deyimlerin öyküsü, efsanesi kaynağı genellikle vardır....
devamını oku
Deyimler ve Atasözlerinin Benzer Yönleri
Deyimler ve Atasözlerinin Benzer Yönleri - Kalıplaşmış sözlerdir, kelime dizilişleri değiştirilemez. - Her ikisinde de kelimelerde mecaz, istiare, kinaye vardır. - Ses, söz ve anlatım sanatlarından yararlanılmıştır. Topluma mal olmuş sözlerdir. Ustaca ve bilgece söylenmiş sözlerdir....
devamını oku