Umutları tükenmek deyimi
Artık olacağını, gerçekleşeceğini beklememek.
"Öğretmen adaylarının umutları tükenmeden atamalar yapılmalı."
"Yolda kaldık, umutlarımız tükenmek üzereydi, son anda siz geldiniz."
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Artık olacağını, gerçekleşeceğini beklememek.
"Öğretmen adaylarının umutları tükenmeden atamalar yapılmalı."
"Yolda kaldık, umutlarımız tükenmek üzereydi, son anda siz geldiniz."
deyimlerimiz.com
Çok az veya zorla konuşmak.
"Onun da lakırtı ağzından dirhemle çıkıyor."
"Lakırtı ağzından dirhemle çıkıyor, ama ben istediğimi öğrendim."
"Bakıyorum da bugün lakırtı ağzından dirhemle çıkıyor Jale Hanım."
Dirhem: 3,1 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü birimi.
deyimlerimiz.com
1. Çok para, özveri, emek gerektirmek.
"Bu iş yerini açmak bize epey pahalıya oturdu."
"Bu ev size pahalıya oturmuş gibi."
2. Kolay elde edilememek.
"Bu seçimi kazanmak size pahalıya oturacak."
"Bazen aşırı derecede kuşkulu davranıyorsak, bize çok pahalıya oturan hürriyetimizi kaybetmek konusundaki korkumuzdandır. Mustafa Kemal Atatürk (29.10.1923) "
3. Zarara, sıkıntıya yol açmak.
"Geç saate gezme düşüncen, bize pahalıya oturdu."
"Dikkatsizliği ona pahalıya oturdu."
"Sigara bağımlılığı pahalıya oturdu, genç yaşta kanser oldu."
deyimlerimiz.com
Manevi gücü artmak, kendine güveni gelmek, kendini güçlü ve dirençli hissetmek.
"Dün senin o şekilde konuşman, gerçekten moralimi düzeltti."
"Bakıyorum da moralin düzelmiş."
"Dolaşmaya çıkalım da biraz moralimiz düzelsin."
deyimlerimiz.com
1. Abartarak söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek.
"Senin ablan da çok palavra savuruyor ki."
2. Uydurma, asılsız bir söz veya haberi gerçekmiş gibi ortaya atmak, yalan söylemek.
"Takdir belgesi alıyorum diyordu, ama palavra savuruyormuş, bir şey alamadı."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com