Camiye giren ite dönmek deyimi
Cezalandırılmak. Aldığı tepkilerden şaşkın hale düşmek.
deyimlerimiz.com
Açıklamalı Türkçe Deyimler ve Atasözleri Sözlüğü
Cezalandırılmak. Aldığı tepkilerden şaşkın hale düşmek.
deyimlerimiz.com
Çok para vererek satın almak, çok pahalı gelmek, masraflı olmak.
"Arabayı tamir ettirdim, ama bana tuzluya patladı."
"Hep beraber tatile gidelim dedik, ama bize tuzluya patladı."
"Tuzluya patlamayacaksa biz de bir hafta tatil yaparız."
"Trafik kurallarına uyun, yoksa cezası tuzluya patlayabilir."
deyimlerimiz.com
Öfkesi veya kızgınlığı geçirmek, sakinleştirmek.
"Çok şükür sinirlerini gevşettik, şimdi konuşabilirsiniz."
"Sinirlerini gevşetmek için, para verip alışverişe gönderdim."
deyimlerimiz.com
Hiç ummadığı bir durum karşısında vücudunu ter basmak, ürpermek, derin bir üzüntüye kapılmak, sıkıntı içinde kalmak.
"Evlilik için hayır cevabını alınca, kafasından kaynar su döküldü."
"Arabamı o halde görünce, kafamdan kaynar su döküldü."
"Oğlunun da işin içinde olduğunu öğrenince, kafasından kaynar su döküldü."
"Kızının kendini kandırdığını fark edince, kadının kafasından kaynar su döküldü."
deyimlerimiz.com
Varlıklı, iyi, güzel ve mutlu günlerimizde bizimle dostluk kuran, arkadaşlık eden, yanımızdan ayrılmak istemeyen çok olur. Herkesin mutluluktan bir pay almaya çalıştığı böyle günlerimizde, etrafımızdaki bu kişilerin hepsine gerçek dost diyebilir miyiz? Kuşkusuz hayır. Bu ancak işlerimizin kötü gittiği, üzüntülerimizin arttığı, felâketlerin bizi boğmaya çalıştığı günlerimizde belli olur. İyi ve mutlu günlerimizde olduğu gibi, bizi kara günlerimizde de yalnız bırakmayan, sıkıntılarımızı paylaşan kişiler gerçek dostlarımızdır.
deyimlerimiz.com
Bir işin doğru bir biçimde olması için, gerekli koşulların, araçların bulunmasına bağlıdır. Zengin olmayan kişi güzel bir yapı; sanat gücü bulunmayan kişi beğenilir bir eser yapamaz.
deyimlerimiz.com
İyileşip sağlığına kavuştuktan uzun yıllar sonra bile sıtma hastalığına yakalanmış kimse, sarı, soluk yüzünden belli olur.
deyimlerimiz.com
İnsan, sorununu en iyi şekilde ancak kendi bilir ve çözebilir. Hiç kimse, başkasının içine düştüğü derdi tam anlamıyla kavrayamaz. Çünkü üzücü olaylar sadece ilgili kimseleri kederlendirir, onlara acı verir. Bu bakımdan birinin derdine çare bulacak kimseler olayla ne kadar ilgilenseler de keyiflerini bozmazlar, derinden acı duyarak işe girişmezler, acele etmezler ve çözüm bulmak için gerekli çabayı göstermezler hatta neşelerini kaybetmezler.
deyimlerimiz.com
Sözün gerçek anlamında "Hay" ve "Hû" Allah demektir. Yani Allah'tan gelen, yine Allah'a gider anlamındadır bu söz. Ancak halk arasında mecazî bir anlam kazanmıştır. Kolay ve emeksiz kazanılan şeyler elden kolay çıkar. Elde kalıcı olanlar, emek sarf edip alın teri dökerek kazanılan şeylerdir.
deyimlerimiz.com