deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 906 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 893 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 920 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 863 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 945 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 916 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 905 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 883 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 827 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 887 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Eti ne butu ne?

1. İmkânları, parası az.
"Bu işin altından kalkamaz. Eti ne, budu ne?"

2. Çelimsiz, zayıf, küçük.
"Ona baskı yapma, zavallının eti ne butu ne?"
"Eti ne, budu ne? Bu işi ona yaptırıyorlar."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 380 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Eline ağır

Elinden çabuk iş çıkmayan (kimse)

 

deyimlerimiz.com ekledi, 344 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Bir köşeye çekilmek

Çevreyle olan ilişkisini keserek yaşamak.
"Emekli olduktan sonra bir köşeye çekilmişti."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 1053 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Üçe beşe bakmamak

Çok fazla pazarlık etmeden alışveriş yapmak. Alışverişte fiyat konusunda küçük farkları önemsememek, almak ya da satmak konusunda cimri davranmamak.
"İstediğini üçe beşe bakma, mutlaka al."
"Üçe beşe bakmadım, tüm malları satıp geldim."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 365 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dımdızlak ortada kalmak

Elindeki her şeyi, imkanlarını yitirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 348 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Pazarlığı pişirmek

Pazarlıkta uyuşma sağlayacak duruma gelmek.
"Satış konusunda ev sahibiyle pazarlığı pişirdik sayılır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 354 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Günü yetmek

1. Ölüm zamanı gelmek.
"Kızının ölümünü görmeye günü yetmedi."

2. Gebe için doğum vakti gelmek.
"Halamın günü yetmiş, acilen doğuma aldılar."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 383 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Nazarı değmek

Uğursuzluk, kötülük getirdiğine inanılan kıskanç veya hayran bakışlar dolayısıyla kötü bir duruma düşürmek.
"Kıskananların nazarı değmesin diye dua ediyor."
"Nazar değmesin diye, çocuğunun fotoğrafını hala paylaşmıyor."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 325 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Gülmekten yarılmak

Aşırı ölçüde gülmek, çok gülmekten halsiz düşmek.
"Ne matrak adamdı, hareketlerine gülmekten yarıldık hepimiz."
"Anlattığım fıkraya gülmekten yarıldılar."
"Salondakiler, yaptığı esprilerle gülmekten yarıldı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 428 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kapıdan çevirmek

Geri döndürmek, kabul etmemek.
"Lokantada yer olmayınca bizi kapıdan çevirdiler."
"Davetiyesiz düğüne gittik, kapıdan çevirdiler."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 319 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü