deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 295 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 284 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 314 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 254 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 247 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 236 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 297 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 274 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 277 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 295 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Üstüne yok

"Bundan daha iyisi olmaz, hepsinden iyisi bu" anlamında söylenir.
"Şarkı söylemekte onun üstüne yok."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 262 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır gönül saymak

Kişilere karşı gösterilmesi gereken saygı kurallarına uymak.
"Hatır gönül sayan insanlarla iş yapmak daha güzel."
"Çok şey yapmaya gerek yok, sadece hatır gönül saymak yeterli."
"Hatır gönül saysan, o ihtiyara böyle davranmazdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 144 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Canlı rol oynamak

Bir işe etkin olarak katılmak.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 121 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Çağ dışı olmak

1. Çağın gerektirdiği şartların gerisinde kalmak.
"Çağ dışı olmuş uygulamalarınızı sonlandırın artık."
"Teknoloji gelişiyor, çağ dışı olan bu fabrikayla para kazanılmaz."

2. Yedek askerlik çağını doldurmuş olmak.
"Çağ dışı olduğum için askerlik şubesine kadar gittim."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 136 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Az ye de kendine uşak tut

İkide bir bana iş buyurma; ben senin uşağın değilim, anlamında söylenir.
"Sen beni ne sanıyorsun, az ye de kendine uşak tut!"
"Az ye de kendine uşak tut Şakir, benim işim gücüm var."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 146 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

El yıkamak

Bir işten ilgisini kesmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 199 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Cezaya çarptırmak

Cezalandırmak.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 116 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Sineye çekmek

Bir zarara, hoş olmayan bir duruma, bir kötü söz veya davranışa ister istemez katlanmak.
"Uzun yıllar kocasının geçimsizliğini, kabalığını sineye çekti; durdu."
"Bak dün yaptıklarını sineye çektim, lütfen daha dikkatli ol."

Sine: Gönül, yürek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 249 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Karınca kararınca

Az, önemsiz ve küçük de olsa, gücü yettiği kadar, elinden geldiğince.
"Caminin yapımına karınca kararınca o da katkıda bulunmaya karar verdi."
"Karınca kararınca biz de katkıda bulunmak için uğraştık ama kabul etmedi."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 487 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dünyadan el çekmek

Bir kenara çekilip toplum yaşamına karışmamak, kendi halinde yaşayıp dünya nimetlerine yüz çevirmek.
"Bu saatten sonra dünyadan el çekmişim, beni rahat bırakın."
"Dünyadan el çekmiş adam, onu parayla pulla kandıramazsınız."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 135 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü