deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 394 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 382 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 404 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 349 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 337 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 338 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 401 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 382 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 373 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 412 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Hak yolu

Cenab-ı Allah'ın insanlara kitapları ve peygamberleri ile bildirdiği, dünya hayatında tutmaları gereken yol, yaşama düzeni, doğru ve haklı yol.
"Ya Rab! Bizleri Hak yolundan ayırma."
"Hak yolundan ayrılan, gün gelir pişman olur."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 195 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aldı fitili

Birden kızdı, alevlendi, hareketlendi.
"Aldı fitili arabaya atladı, eve doğru gidiyor."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 154 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dan dun etmek

Yerli yersiz, ileri geri konuşmak.
"Dan dun etmeye başlayınca kapı dışarı ettim."
"Dan dun edip de canımı sıkma."
"Sen böyle dan dun edeceksen, ben gidiyorum."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 168 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Ayak üstü

1. Kısa süre içinde, acele olarak.
"Ayak üstü her şeyi söylemişsin anneme, aşk olsun sana!"

2. Ayakta durarak, ayakta dikilerek.
"Gel de şu büfede ayak üstü biraz atıştıralım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 202 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Didişip durmak

Sürekli olarak birbirini hırpalamak.
"Didişip durmayın, dersi dinleyin."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 186 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Uykusu bölünmek

Yeteri kadar uyumadan uyanmak, uyandırılmak.
"Çocuk seslerinden bebeğin uykusu bölündü."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 129 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dikensiz gül olmaz

İyi veya güzel olan her şeyin az çok sıkıntı veren bir yanı da bulunur.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 332 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tuz biber ekmek

1. Bir yemeğe tuz ya da biber dökmek.
"Tuz biber ekilmemiş bu yemeğe, tadı tuzu yok."

2. Bir üzüntünün acısını, bir kusurun ağırlığını daha da artırmak.
"İyi yaptın sanki, o günleri hatırlatarak tuz biber ektin kadının yüreğine."
"Böyle yaparak acıma tuz biber ekiyorsun."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 201 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dünyalar benim oldu

Çok fazla sevindim, aşırı mutlu oldum.
"Kazadan yara almadığını öğrendiğimde dünyalar benim oldu."
"Takdir aldığımı öğrenince dünyalar benim oldu."
"Ablamın gitmeyeceğini öğrenince dünyalar benim oldu."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 197 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kibarlığı tutmak

Bir olay karşısında genel davranışları dışında incelik göstermek.
"Bizim hanımın kibarlığı tuttu yine."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 136 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü