deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 593 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 579 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 633 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 548 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 521 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 589 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 616 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 599 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 558 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 617 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Paçavrasını çıkarmak

Çok hırpalamak, sağlam yerini koymamak, işe yaramaz bir duruma getirmek.
"Beş kişiydiler, adamın paçavrasını çıkardılar."
"İki yılda şu güzelim arabanın paçavrasını çıkardın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 286 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Ülke açmak

Bir ülkeyi savaşarak almak, fethetmek.
"Ülke açmak eski zamanlarda kaldı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 239 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Yolu açık olmak

Bir işin önünde engel olmamak.
"Bu satış işine gir sen, yolu açık bu işin."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 252 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Jetonu dört köşe olmak

Geç anlayan, anlama güçlüğü çeken kimseler için şaka yollu söylenir.
"Jetonu dört köşe olduğundan kandırıldığını hala anlamadı."
"Örneklerle anlattım, senin jetonun dört köşe mi dostum?"

 

deyimlerimiz.com ekledi, 252 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Alevin damarları sarması

Herkesin heyecanlanması, hırslanması.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 257 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Amele yanığı

Vücudun güneşte homojen olarak yanmamış olması. Vücutta giysi izleri kalması durumunda kullanılır.
"Bu sıcakta işimiz uzun sürdü, amele yanığı olduk hepimiz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 264 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kanayan yara olmak

Sürekli sıkıntı, üzüntü ve zarar veren bir durumda olmak.
"Cehalet bu toplumda kanayan yara olmaya devam ediyor."
"Kredi kartı borçları toplumun kanayan bir yarası olmuş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 298 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tespit etmek

1. Bir şeyi sağlam bir biçimde yerleştirmek, oynamaz duruma getirmek, saptamak.
"Bu kalası da çatıya tespit etmemiz gerekiyor."

2. Bir durumu kuşkuya düşürmeyecek biçimde göstermek.
"Uzman olmadığı için, babamın hastalığını tespit edemedi."

3. Belirlemek.
"Hırsızlık yapanlar, güvenlik kamerasından tespit edildi."

4. Sabitlemek.
"Çanak anteni çatıya güzelce tespit edin."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 496 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Vur abalıya

1.Sessiz ve sakin kimselere yapılan zulüm ve haksızlığı belirtmek için kullanılır.
"Suçu ona yıkmaya çalışıyorsunuz, vur abalıya değil mi?"

2.Bütün yükün yumuşak huylu kişiye yüklenmesi; sessiz, güçsüz kimsenin hırpalanması, hakkının çiğnenmesi durumunda karşıdaki kişiye sitem yollu söylenir.
"Bu konuda da ben haksızım değil mi? Vur abalıya çekinme."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 374 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Yerinde saymak

1. Yürür gibi yaparak hep aynı yerde ayaklarının birini kaldırıp birini basmak.
"Askerler uygun adım yerinde sayıyorlardı."

2. Hiç gelişme, ilerleme gösterememek.
"Okullar neredeyse kapanacak ama bizim çocuk hâlâ yerinde sayıyor, okumayı bir türlü sökemedi."
"Bu kafayla gidersen daha çok yerinde sayarsın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 252 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü