deyimlerimiz.com

SON EKLENEN DEYİMLER

Teşkil edilmek

Meydana getirilmek, kurulmak.
"Yeni bir parti teşkil edildi."
"Site yönetimi teşkil edilmeden olmaz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 806 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Açık fikirli olmak

Olayları, gelişmeleri, yenilikleri iyi anlayıp gereği gibi karşılamak; düşündüğünü olduğu gibi söylemek.
"Açık fikirli olmandan dolayı seni tebrik ederim."
"Çekinmene gerek yok, açık fikirli ol lütfen."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 798 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Aslanı yatağında avlamak

Bir kimseyi harekete geçemeden etkisiz hale getirmek.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 833 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Abur cubur yemek

İnsan sağlığına faydalı olup olmadığı düşünülmeksizin rastgele yenen, yemek yerini tutmayan yiyecekler yemek.
"Çocuklar, abur cubur yemeyin, yemek hazır."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 753 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Tazekan / taze kan

Bir kuruluşu canlandırabilecek yeni kişi veya kişiler.
"Bu takıma tazekan lazım, yoksa işimiz zor."

Deyim değil, sıfattır.

 

deyimlerimiz.com ekledi, 734 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Acı söz söylemek

İnsanın gönlünü inciten, onuruna dokunan, kırıcı, üzücü, ağır söz söylemek.
"Hiç düşünmeden, bana acı sözler söyledin."
"Acı söz söyleyip kardeşini çok kırdın."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 825 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Hatır senedi

Gerçek bir ticari işleme ve bir alacağa dayanmayan, gerçek duruma uymayan, yalnız herhangi bir kişiye para sağlamak amacıyla düzenlenerek imzalanan senet.
"Sağ olsun, babandan iki tane hatır senedi aldım."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 823 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kabul eylemek

1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olmak.
"Kabul eylerseniz, akşama size oturmaya geleceğiz."

2. Yanına, katına almak.
"Kabul eylerseniz, bu akşam ben de sizinle gideyim."

3. Bir armağanı almak.
"Lütfen bu çiçeği kabul eyleyin."

4. Onaylamak.
"Büyüklerinin yanında böyle konuşmanı kabul eyleyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 792 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Dalgın dalgın

Çevresiyle ilgilenmeden, düşünceli olarak.
"Dalgın dalgın camdan bakıyordu."
"Dün akşam dalgın dalgın giderken merdivenden düşmüş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 747 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 809 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

RASTGELE TÜRKÇE DEYİMLER

Öfkesi kabarmak

Çok kızmak, sakinleşmişken yeniden öfkelenmek, tekrar sinirlenmek.
"Saçma sapan konuşup da, öfkemi kabartma."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 362 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Takdir etmek

1. Beğenmek.
"Sınıftaki davranışlarını çok takdir ediyorum."

2. Önemini, gerekliliğini, değerini anlamak.
"Takdir edersiniz ki bu parayla bir ay geçinmek zor."

3. Değer biçmek, değerlendirmek.
"Bu yağlı boya tabloya ne kadar takdir edersiniz."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 542 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Karga bok yemeden

Sabahın çok erken vaktinde.
"Karga bok yemeden yola çıkmışsın, nereye gidiyorsun?"
"Karga bok yemeden gelmiş kapıma dayanmış."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 319 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Gönlünü kapmak

Birini kendine aşık etmek.
"Sonunda kızın gözlünü kapmayı başarmış."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 384 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Elin ağzına bakma

Başka kişilerin sözüyle hareket etme.
"Sen elin ağzına bakma, böyle bir şey yok."
"Elin ağzına bakmayı bırak, başın derde girecek."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 809 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

İnsan evlâdı

İyi, anlayışlı, ahlâk sahibi insan.
"İnsan evlâdı olmasaydı, tanımadığı birine onca yardım yapar mıydı?"
"Bu devirde insan evladı bulmak gerçekten zor, her şey çıkarcılık olmuş."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 378 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Kan tutmak

1. Kan görünce bayılmak.
"Başarılı olmasına rağmen, kan tuttuğu için doktor olmaktan vazgeçti."

2. (Adam öldüren kimse korku ve heyecandan) şok geçirmek, kaçamamak, olduğu yere yığılıp kalmak.
"Olaydan sonra katili kan tutmuş şekilde polis olay yerinde gözaltına aldı."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 383 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Saman gibi

Tatsız, yavan.
"Bu ekmek saman gibi, ben bunu yiyemem."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 333 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Zahmete sokmak

Kendi işi için başka birisine sıkıntı, güçlük ve yorgunluk vermek; masraf ettirmek.
"Adamcağızı durup dururken zahmete sokmuşsunuz."
"Kusura bakma teyze, akşam akşam seni de zahmete soktuk."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 441 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü

Bir yastıkta kocamak

Karı ve koca birlikte uzun bir ömür sürmek.
"Allah size bir yastıkta kocamayı nasip eder inşallah."
"İki de yetmiş yaşını aşmış, bir yastıkta kocamışlar."

 

deyimlerimiz.com ekledi, 311 kez okundu.

Türkçe Deyimler Sözlüğü